Labuan Bajo

DSC01359

Güney Sulawesi, Bira Burnundayım. Bira bizdeki bira değil şu durumda sadece bir özel isim. Bira beach olarak geçiyor. Yakın sayılacak bir ada olan Selayarda dünyanın 3. büyük mercan adası varmış. Dalış ve şnorkeling için cennet.

Şu an buranın tursitik sezonu mu değil bilemiyorum ama toplam yabancı turist sayısı bir elin parmağını geçmez. Belki de sebep öğlen sıcağında dışarının 40 derece olması olabilir. Bilemiyorum çok araştırmacı ruhlu birisi değilim. Gittiğimde öğreniyorum genelde. Gidince soruşturuyorum tabi ki.

İnsanın basitçe Bali diyesi geliyor ama Endonezyadaki zamanımın sonlarına yaklaşıyorum. Soranlara kısaca 4-5 aydır Bali’deyim (tam olarak ben de bilemiyorum, saat, tarihle aram yok), 1 aydır da Bali’den ayrıldım, önce gemiyle Labuan Bajo’ya geçtim, 10 gün kaldıktan sonra tekrar bir başka gemiyle Sulawesi Makasar’a geldim diyorum. Birkaç haftadır buradayım birkaç hafta sonrada tekrar Bali ve hemen ardından İstanbul.

Bana “özledik, dön artık” mesajları yağıyor, bir arkadaşım dön sonra yine gidersin bile dedi.

Ben de özledim herkesi ve her şeyi.

Labuan Bajo’ya gemi yolculuğunda Mensu ile tanıştım, aslen LB’nin iç kısımlarından bir köyden, LB’nin merkezinde amcasıgillerle kalıyor. Bali’de 3 y turizm stajını bitirmiş LB’ya dönüyor. Yolda 2 gün boyunca o ve arkadaşlarıyla hoş zaman geçirdik. Bali’de o kadar değil ama bu diğer adalarda yabancıyla nasıl ilgililer anlatamam. Bir de samimi ve cesurlar da. Küt diye birisi gelip fotoğraf izni isteyip kırk yıllık arkadaşıymışsınızcasına sarılıp fotoğraf çektirebilir. Ama nasıl mutlu oluyorlar. Ya bakıyorum bir kişide şöyle ince bir yan bakma, kötü süzme, tekinsiz bakma yok arkadaş.  Mütevazilikten kırılan doğal insanlar. Her yer köy.  Herkes köylü. En zengini bile bakıyorsun yeni zengin olmuş, aynen de endonezyalı, bir arabaya biniyor hepsi o.

Neyse, Mensu beni evine davet etti ve , tam plansızlıktan bir kez daha memnun kaldım. 2 gece onda kaldıktan sonra ev müsait olmadı falan ucuz bir otel buldum ayrı. Ailesiyle tanışmış oldum. Yani annesi babası köydeymiş, geri kalanlarla. Ve Mensu bana LB’yu gezdirdi. En kral yerleri yine yerel insanlar bilecek, kim bilecek. Batu Cermin Mağarası, dağların içlerine doğru olan o harika şelale ve alakasız bir köyün devamındaki ıssız sahil ve hiç bozulmamış doğa. Mensu iyi de bir motor sürücüsü sağolsun. Ne yol düşündüm, ne bir adres, ne bir harita, ne bir isim. Çocuk turizm okuyor, e ben de turistim. Daha ne. İngilizce pratik de çok önemli. Mensu’nun benimle geçirdiği zamanda okula gitmediğinin inceden farkındaydım. Bence durumda bir sorun yok, okul hep orda. Sonra dedi bir gün seni okuluma götüreceğim ve arkadaşlarımla tanıştıracağım, ben de tabi dedim. Bir gün gittik hakkaten , sınıfa benden bir an önce girip beni öyle çağırdı. Ben de öyle girdim, kızlar çığlıklar attı, sonra toparlandılar, hiç çığlık atılmamıştım, iyi oldu. Kısaca nerelisiniz, ne kadar süredir Endonezya’dasınız, falan filan. Gerçekten çok meraklılardı. İnstagramda hepsi var. Çıkışta ise Mensu bir öğretmeniyle beni tanıştırdı, iyi ingilizce konuşan 50-60larındaki hocasıyla ayak üstü bir olgun muhabbet tutturduk, Birkaç dakika. Yeter. Ve okuldan ayrıldık. İşte Mensu böyle hocalarından izin aldı. Takılın tabi diyen hocasının anca bir iki güne daha tahammülü olduğunu hissetmek de kolaydı.

LB’daki ilk günümde gittim deniz kestanesine bastım. Bilmediğin sularda bu kadar rahatlığın sonu. Hastaneye gittik, çıkar dediler, millete sorduk çıkar dediler, bana daha kötüsü olmuştu dediler. İyi dedim. Bekleyelim. 4 gün oldu sol ayağımın %50’sine basmadan yaşıyorum, ortalık hayvan gibi sıcak, tepe tırmanıyorsak bir taşın bir ince denk gelmesiyle acıyla titriyorum. Ne pis bir şey ya. Neyse 5. gün bir mekanda manzaraya karşı batılı olmaya çalışan kahvaltımı yerken bir alman kız bir konu açtı, tanıştık. Almanya’da greenpeace tarzı bir yardım organizasyon kuruluşunda çalışıyormuş falan. Ne hoş bir insan. İngilizcesi iyi yaşı bana yakın. Derken dedim böyle böyle bana 10 tane diken battı bunlarla yaşıyorum falan. A dedi benim en sevdiğim şey böyle dikenleri ayaktan çıkarmaktır, ne diyorsun dedim al benimkileri çıkar. Çıkardı vallaha. Bir iki güne düzelmiştim. O bir melek.

LB’nin en çok nesini sevdin derseniz 2 gün tekne turu derim. O adalar… Şnorkelinge de yeni başladım ama. O balıklar…Komodo ejderleri de var.

Ve Sulawesi…

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s